3 Şubat 2020 Pazartesi

Beasts Of No Nation

Herkese Merhaba, 

Netflix'de ödüllü filmler arasında karışıma çıkan bir film olduğu için hemen izlemeye karar verdik ve gecenin bir vakti açıp izledik. Film'de dikkat çeken konusu zaten benim her karşıma çıktığında atlamadığım bir konu olan, Afrika'daki açlık iç savaş ve benzeri bir konu olduğu için açıp izledim. Oyuncu kadrosuna bakmadım bile. Aynı zamanda filmde siyahilerin olması bu yüzden etkiledi. Kanlı Elmas, Rüzgarı Dizginleyen Çocuk gibi filmleri begendiyseniz bu filmi beğenirsiniz.

Konusu

Ailesi iç savaş yüzünden paramparça olan Batı Afrikalı bir çocuk, paralı askerler birliğine katılmak zorunda kalır. O artık bir çocuk askerdir.
Başroldekiler:Idris Elba,Abraham Attah,Kurt Egyiawan

Fragman:


Film dünyada en büyük sorunlardan birine değiniyor, savaş mağduru bir çocuğun çocuk askere evrilmesi ve ne için savaştığını ne uğurda savaştığını bilememesi çok iyi anlatılmış. Verilmek istenen mesaj bence gayet yerinden verilmiş fakat bu savaşları çıkaranlar bu filmlerden bu yaşanmışlıklardan etkileniyor mu? Pek sanmıyorum. Kefernahum filminde olduğu çocuk açısından bir savaşı gösterdiği için çarpıcı olduğunu düşünüyorum. 

Tabi filmin başarısında oyuncuların payı çok büyük, çünkü İdris Elba'dan tutunda Abraham Attah'a kadar tam bir gerçeklikle oynadıkları için size olayı izletmiyorlar, yaşatıyorlar. 

Filmin eksi bir yanı var. O da filmin ilk yarısın aksiyon kurgu olarak muhteşem olması ve son yarısının durgunlaşması olmuş, halbuki daha dengeli bir kurgu olsaydı 8 ve üstü bir puan alabilirmiş. 

Film içinden bir replik ile yazımı tamamlamak istiyorum. 

Güneş... neden bu dünyaya ışıldıyorsun? Seni ellerimle tutmak istiyorum. Ta ki ışıldamayana dek sıkmak. Böylece her şey karanlığa gömülür ve hiç kimse burada olan korkunç şeyleri göremez. 




26 Ocak 2020 Pazar

Atiye



Netflix'de kardeşim ile izlediğim bir diğer dizi ise bu idi. Dizinin aylarca reklamı döndü. Adını bilmediğimiz halde reklam panolarında sık sık karşımıza çıkan sembol vardı. Ama dizinin ismi hiç bir yerde yazmıyordu. Yani baştan merak uyandırdılar. Güzel bir pazarlama yöntemi olmuş.

Dizinin yabancı adı ise The Gift olarak belirlenmiş. Aslında ilk başta direk atiye olarak geçseydi daha iyi olurdu fakat Atiyenin kelime anlamına baktığımda bir anlamı ise hediye demek sanırım bu yüzden bizimkiler pazarlama yöntemi olarak bunu seçtiler.

25 Ocak 2020 Cumartesi

Son Zamanlarda Okuduğum Kitaplar

Bir de böyle okuduğum kitaplar ile ilgili küçük küçük bahsedip açık kalan bir blog yazısını kapatmış olayım.  Bu kitapların fotoğrafını çektim mi bilmiyorum. O yüzden google üzerinde bulduğum fotoğraflarını ekleyeceğim.

21 Ocak 2020 Salı

TUTUNAMAYANLAR DİZİ

tutunamayanlar dizisi ile ilgili görsel sonucu



Herkese Merhaba,

Evimde televizyon yok lakin geçen ay Osmanlı Türkçesi kursuna giderken reklam panosunda gördüğüm zaman heyecanlandım biraz da üzüldüm. Çünkü ilk başta diziyi Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabından uyarlanan bir dizi olduğunu düşündüm. "Ben daha okuyamadan dizi yapmışlar tüh!" demiştim. Ama sonra bir ne göreyim uyarlama değilmiş. Malumunuz çok sevindim. Dizinin şiirle ilgili olması da çok hoşuma gitti.

7 Ocak 2020 Salı

Pomodoro

Pomodoro tekniğini anlatacağım. Sanırım en sevdiğim çalışma yöntemi diyebilirim. Neredeyse tüm hayatıma entegre etmeye çalışıyorum. Gayet güzel ve kolay bir yöntem.

Bu teknik sayesinde yaptığınız işe odaklanmak daha kolay bir hal alıyor. Çünkü insan zihni ya da herkesi kapsama almayayım benim zihnim hayli çabuk dağılıyor. Zaten zihni dağılan bir insan iken bir de telefon ve internet hayli dikkatimi dağıtıyor. Çoğu uzmanın dediğine göre beyinin dikkati dağıtması gayet normalmiş.

6 Ocak 2020 Pazartesi

Son Zamanlarda İzlediğim Dizi ve Filmler Kısa Kısa

Her hafta iki yazı yazma hedefim var ama yazamıyorum. Hazır iş yerinde boş vakit bulmuşken yazmak en mantıklısı gibi duruyor. 
Aslında anlatacak çok şey var ama bir türlü fırsat olmuyor. O yüzden hepsinden kısa kısa bahsetmek en güzeli gibi...

2 Ocak 2020 Perşembe

HEDEFLERİM ARTIK BELLİ

Yeni yılın ilk yazısını yazabilmek gerçekten heyecan verici, hem de hedeflerimi sizlerle paylaşarak yazmak istiyorum.

Açıkçası yeni yılın son 3 ayında büyük bir boşluğa düştüğümü farkettim özellikle son bir aydır da bunu hissediyorum. Sanırım hedefe ulaşınca yaşanılan boşluğu bende yaşıyorum. Bunu yenmek kolay değilmiş ama bu yıl ilk işim bunu yenmek olacak.

Bu yıl şu kadar kitap okuyacağım diye bir hedefim yok ama kitap okuma hedefim var elbette.

Günlük 25 dakikamı kitap okumaya ayırmak istiyorum.

Günlük 25 dakikamı ise Kuran okumaya ayırmak istiyorum.

Günlük 25 dakikamı ise Meal okumaya ayırmak istiyorum. Evet, 2019'da bu şekilde meal hatmi yaptım, bu şekilde devam edersem 2020 yılında 10 defa okunabilir.

Günlük 25 dakikamı ise Tefsir okumaya ayırmak istiyorum. Hatta iki hafta önce başladım. Tefsir zor bir alan o yüzden basit bir tefsirle başlamak istedim. Bu tefsiri Diyanet İşleri İnternet Sayfası üzerinden okuyorum. "Kuran Yolu" adlı bu tefsiri şimdilik beğendiğimi söyleyebilirim.

Bakın 1 pomodoro bitmiş oldu. Pomodoro tekniğini bilmeyen yoktur. Bilmeyenler için zaten anlatmayı planlıyorum. bu tekniği 2018 ve 2019 yılından beri yapıyorum. Önceleri sadece derslerim için kullanıyorudum. Şimdi ise ev işlerimde bile kullanıyorum. İş için bile kullanmayı düşünüyorum.

Günlük 25 dakikamı da bloguma ayırmak istiyorum ama notebookum benimle küçük oyunlar oynuyor. O yüzden pek ilgilenemiyorum. Sanırım 2020'de korkarım laptop almam gerekebilir.

Korkarım diyorum çünkü yeni bir şey satın almak istemiyorum. İhtiyaç harici yeni bir şey satın almak istemiyorum. Öncelikle neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olup olmadığına karar verip düşünmeye kendimi alıştıracağım.

Birde Osmanlı Türkçesi kursuna yazıldım. 2019'da TRT Diyanet'in YOUTUBE üzerine yüklemiş olduğu dersleri bakmıştım. O bakmada 15-20 gün boyunca günde bir video ile idi. Ama yinede faydası olmuş çünkü yazıldığım kurs 2. seviye bir kurs. Bu yılki en önemli hedefim Osmanlı Türkçesini öğrenmek.

Evet yeni bir alışkanlık edinmek istiyorum o da spor yapmak. Malesef yıllardır alışkanlık haline getiremediğim sporu 2020 yılında alışkanlık haline getireceğim. Bunun için telefonuma yüklediğim üç uygulama var. Günler uzadığında ve havanın güzel olduğu günlerde de yürüyüş yapmak istiyorum.

Her ay bir müzeyi ve bir sergiyi ziyaret etmek istiyorum. Tabi tiyatroda var.

Netflix üyeliği aldığımdan beri sinemaya gidesim yok açıkcası ama o da çok vakit alıyor. En iyisi günde 25 dakikada netflix de birşeyler izlemeye ayırsam daha verimli olur. Örneğin şu an Matrix serisini izliyorum. Adeta dizi izler gibi böle böle izliyorum.

Evet bu yılı dolu dolu geçirmek istiyorum. 





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...