26 Ocak 2020 Pazar
Atiye
Netflix'de kardeşim ile izlediğim bir diğer dizi ise bu idi. Dizinin aylarca reklamı döndü. Adını bilmediğimiz halde reklam panolarında sık sık karşımıza çıkan sembol vardı. Ama dizinin ismi hiç bir yerde yazmıyordu. Yani baştan merak uyandırdılar. Güzel bir pazarlama yöntemi olmuş.
Dizinin yabancı adı ise The Gift olarak belirlenmiş. Aslında ilk başta direk atiye olarak geçseydi daha iyi olurdu fakat Atiyenin kelime anlamına baktığımda bir anlamı ise hediye demek sanırım bu yüzden bizimkiler pazarlama yöntemi olarak bunu seçtiler.
25 Ocak 2020 Cumartesi
Son Zamanlarda Okuduğum Kitaplar
Bir de böyle okuduğum kitaplar ile ilgili küçük küçük bahsedip açık kalan bir blog yazısını kapatmış olayım. Bu kitapların fotoğrafını çektim mi bilmiyorum. O yüzden google üzerinde bulduğum fotoğraflarını ekleyeceğim.
21 Ocak 2020 Salı
TUTUNAMAYANLAR DİZİ

Herkese Merhaba,
Evimde televizyon yok lakin geçen ay Osmanlı Türkçesi kursuna giderken reklam panosunda gördüğüm zaman heyecanlandım biraz da üzüldüm. Çünkü ilk başta diziyi Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabından uyarlanan bir dizi olduğunu düşündüm. "Ben daha okuyamadan dizi yapmışlar tüh!" demiştim. Ama sonra bir ne göreyim uyarlama değilmiş. Malumunuz çok sevindim. Dizinin şiirle ilgili olması da çok hoşuma gitti.
7 Ocak 2020 Salı
Pomodoro
Pomodoro tekniğini anlatacağım. Sanırım en sevdiğim çalışma yöntemi diyebilirim. Neredeyse tüm hayatıma entegre etmeye çalışıyorum. Gayet güzel ve kolay bir yöntem.
Bu teknik sayesinde yaptığınız işe odaklanmak daha kolay bir hal alıyor. Çünkü insan zihni ya da herkesi kapsama almayayım benim zihnim hayli çabuk dağılıyor. Zaten zihni dağılan bir insan iken bir de telefon ve internet hayli dikkatimi dağıtıyor. Çoğu uzmanın dediğine göre beyinin dikkati dağıtması gayet normalmiş.
Bu teknik sayesinde yaptığınız işe odaklanmak daha kolay bir hal alıyor. Çünkü insan zihni ya da herkesi kapsama almayayım benim zihnim hayli çabuk dağılıyor. Zaten zihni dağılan bir insan iken bir de telefon ve internet hayli dikkatimi dağıtıyor. Çoğu uzmanın dediğine göre beyinin dikkati dağıtması gayet normalmiş.
6 Ocak 2020 Pazartesi
Son Zamanlarda İzlediğim Dizi ve Filmler Kısa Kısa
Her hafta iki yazı yazma hedefim var ama yazamıyorum. Hazır iş yerinde boş vakit bulmuşken yazmak en mantıklısı gibi duruyor.
Aslında anlatacak çok şey var ama bir türlü fırsat olmuyor. O yüzden hepsinden kısa kısa bahsetmek en güzeli gibi...
Etiketler:
Blog,
Blogger,
Breaking Bad,
Dizi,
Film,
köstebek,
la casa de papel 3. sezon,
matrix üçlemesi,
mogli film yorum,
müslüm,
okja film yorumu,
the crown 3. sezon,
the departed,
the matrix
2 Ocak 2020 Perşembe
HEDEFLERİM ARTIK BELLİ
Yeni yılın ilk yazısını yazabilmek gerçekten heyecan verici, hem de hedeflerimi sizlerle paylaşarak yazmak istiyorum.
Açıkçası yeni yılın son 3 ayında büyük bir boşluğa düştüğümü farkettim özellikle son bir aydır da bunu hissediyorum. Sanırım hedefe ulaşınca yaşanılan boşluğu bende yaşıyorum. Bunu yenmek kolay değilmiş ama bu yıl ilk işim bunu yenmek olacak.
Bu yıl şu kadar kitap okuyacağım diye bir hedefim yok ama kitap okuma hedefim var elbette.
Günlük 25 dakikamı kitap okumaya ayırmak istiyorum.
Günlük 25 dakikamı ise Kuran okumaya ayırmak istiyorum.
Günlük 25 dakikamı ise Meal okumaya ayırmak istiyorum. Evet, 2019'da bu şekilde meal hatmi yaptım, bu şekilde devam edersem 2020 yılında 10 defa okunabilir.
Günlük 25 dakikamı ise Tefsir okumaya ayırmak istiyorum. Hatta iki hafta önce başladım. Tefsir zor bir alan o yüzden basit bir tefsirle başlamak istedim. Bu tefsiri Diyanet İşleri İnternet Sayfası üzerinden okuyorum. "Kuran Yolu" adlı bu tefsiri şimdilik beğendiğimi söyleyebilirim.
Bakın 1 pomodoro bitmiş oldu. Pomodoro tekniğini bilmeyen yoktur. Bilmeyenler için zaten anlatmayı planlıyorum. bu tekniği 2018 ve 2019 yılından beri yapıyorum. Önceleri sadece derslerim için kullanıyorudum. Şimdi ise ev işlerimde bile kullanıyorum. İş için bile kullanmayı düşünüyorum.
Günlük 25 dakikamı da bloguma ayırmak istiyorum ama notebookum benimle küçük oyunlar oynuyor. O yüzden pek ilgilenemiyorum. Sanırım 2020'de korkarım laptop almam gerekebilir.
Korkarım diyorum çünkü yeni bir şey satın almak istemiyorum. İhtiyaç harici yeni bir şey satın almak istemiyorum. Öncelikle neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olup olmadığına karar verip düşünmeye kendimi alıştıracağım.
Birde Osmanlı Türkçesi kursuna yazıldım. 2019'da TRT Diyanet'in YOUTUBE üzerine yüklemiş olduğu dersleri bakmıştım. O bakmada 15-20 gün boyunca günde bir video ile idi. Ama yinede faydası olmuş çünkü yazıldığım kurs 2. seviye bir kurs. Bu yılki en önemli hedefim Osmanlı Türkçesini öğrenmek.
Evet yeni bir alışkanlık edinmek istiyorum o da spor yapmak. Malesef yıllardır alışkanlık haline getiremediğim sporu 2020 yılında alışkanlık haline getireceğim. Bunun için telefonuma yüklediğim üç uygulama var. Günler uzadığında ve havanın güzel olduğu günlerde de yürüyüş yapmak istiyorum.
Her ay bir müzeyi ve bir sergiyi ziyaret etmek istiyorum. Tabi tiyatroda var.
Netflix üyeliği aldığımdan beri sinemaya gidesim yok açıkcası ama o da çok vakit alıyor. En iyisi günde 25 dakikada netflix de birşeyler izlemeye ayırsam daha verimli olur. Örneğin şu an Matrix serisini izliyorum. Adeta dizi izler gibi böle böle izliyorum.
Evet bu yılı dolu dolu geçirmek istiyorum.
Açıkçası yeni yılın son 3 ayında büyük bir boşluğa düştüğümü farkettim özellikle son bir aydır da bunu hissediyorum. Sanırım hedefe ulaşınca yaşanılan boşluğu bende yaşıyorum. Bunu yenmek kolay değilmiş ama bu yıl ilk işim bunu yenmek olacak.
Bu yıl şu kadar kitap okuyacağım diye bir hedefim yok ama kitap okuma hedefim var elbette.
Günlük 25 dakikamı kitap okumaya ayırmak istiyorum.
Günlük 25 dakikamı ise Kuran okumaya ayırmak istiyorum.
Günlük 25 dakikamı ise Meal okumaya ayırmak istiyorum. Evet, 2019'da bu şekilde meal hatmi yaptım, bu şekilde devam edersem 2020 yılında 10 defa okunabilir.
Günlük 25 dakikamı ise Tefsir okumaya ayırmak istiyorum. Hatta iki hafta önce başladım. Tefsir zor bir alan o yüzden basit bir tefsirle başlamak istedim. Bu tefsiri Diyanet İşleri İnternet Sayfası üzerinden okuyorum. "Kuran Yolu" adlı bu tefsiri şimdilik beğendiğimi söyleyebilirim.
Bakın 1 pomodoro bitmiş oldu. Pomodoro tekniğini bilmeyen yoktur. Bilmeyenler için zaten anlatmayı planlıyorum. bu tekniği 2018 ve 2019 yılından beri yapıyorum. Önceleri sadece derslerim için kullanıyorudum. Şimdi ise ev işlerimde bile kullanıyorum. İş için bile kullanmayı düşünüyorum.
Günlük 25 dakikamı da bloguma ayırmak istiyorum ama notebookum benimle küçük oyunlar oynuyor. O yüzden pek ilgilenemiyorum. Sanırım 2020'de korkarım laptop almam gerekebilir.
Korkarım diyorum çünkü yeni bir şey satın almak istemiyorum. İhtiyaç harici yeni bir şey satın almak istemiyorum. Öncelikle neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olup olmadığına karar verip düşünmeye kendimi alıştıracağım.
Birde Osmanlı Türkçesi kursuna yazıldım. 2019'da TRT Diyanet'in YOUTUBE üzerine yüklemiş olduğu dersleri bakmıştım. O bakmada 15-20 gün boyunca günde bir video ile idi. Ama yinede faydası olmuş çünkü yazıldığım kurs 2. seviye bir kurs. Bu yılki en önemli hedefim Osmanlı Türkçesini öğrenmek.
Evet yeni bir alışkanlık edinmek istiyorum o da spor yapmak. Malesef yıllardır alışkanlık haline getiremediğim sporu 2020 yılında alışkanlık haline getireceğim. Bunun için telefonuma yüklediğim üç uygulama var. Günler uzadığında ve havanın güzel olduğu günlerde de yürüyüş yapmak istiyorum.
Her ay bir müzeyi ve bir sergiyi ziyaret etmek istiyorum. Tabi tiyatroda var.
Netflix üyeliği aldığımdan beri sinemaya gidesim yok açıkcası ama o da çok vakit alıyor. En iyisi günde 25 dakikada netflix de birşeyler izlemeye ayırsam daha verimli olur. Örneğin şu an Matrix serisini izliyorum. Adeta dizi izler gibi böle böle izliyorum.
Evet bu yılı dolu dolu geçirmek istiyorum.
Etiketler:
hedef,
hedeflerim,
yağmur,
Yağmur Tozu,
Yağmur Tozu Blog
14 Aralık 2019 Cumartesi
HEDEFLER VE KARARSIZLIK
Bu arada önceki yazıma yazdığınız tebrik cevapları için çok teşekkür ederim. Darısı tüm işsiz olup da kendi işini yapmak isteyenlere olsun. Yani herkes kendi okuduğu bölümle ilgili bir işi yapsın ki hem işsiz kalmasın hem de manevi olarak mutlu olsun. Psikolojisi tatmin olsun.
Atandım diye baya baya salmıştım. İlk 1,5 ay çalışacağım bölüm belli olmadığı için misafirhane de geçen süre boyunca baya umursamaz davrandım. Bu umursamazlıkla epey bir gezdik. Sonra çalışacağım yer belli oldu ve alışma süreci başladı. Şimdi hayatın bana verdiğine alışma vakit...
İnsan her daim kendini geliştirmeli, daha iyisi olmak için uğraşmalı, hem iş hayatında hem de günlük hayatında böyle olmalı.
Tek bir sorunum var, çok kararsızım her hafta hedeflerim değişiyor. Ne yapmak istediğimi çözemiyorum. Kendimi tanımıyorum. Ya da bir geçiş evresinde olduğum için karar vermek de zorlanıyorum.
Dil öğrenmek istiyorum. Bunu belirtmiştim. Hatta İngilizceye defalarca başlayıp bıraktım. Hatta size iki yazı öncesi yazdığım yazıda farklı dilleri öğrenmek istediğimi belirtmiştim. Bu doğrultuda bir buçuk haftalık Osmanlıca ve Arapça öğrenmeye başlamıştım. İstanbul'a gelince ara verdim. Şimdi tekrar başlamak zor geliyor..
Atandığım kurumun her biriminde çalışmak istiyorum. Şu an Genel İdari hizmetler sınıfındayım. Teknik kadrolara geçmek istiyorum. İnsanları tanımak adına dünyanın nasıl işlediğini çözmek adına, bu çözümün ardında insanı görmek istiyorum. Bunun için farklı lisans bölümlerinden mezun olmam lazım. İşten eve gelip ders çalışmaya başladım ama bir yanda diyorum ki şu anki okuduğun bölümü bitir. Fakat bir artısı olmayacakmış gibi geliyor.
Bazen yukarıdaki fikirlerden vazgeçip dondurduğum bölümü bitirmemin daha doğru bir karar olacağı aklıma geliyor. Şu an boştayken tezimi yazmak ve güzel bir Yds puanı almak.
Hedefler bunlar, ne kadar çok değil mi? Her pazartesi biriyle uyanıp her pazar birini bırakıyorum. Bakalım Temmuz'da neler olacak. Neler değişecek....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

