15 Kasım 2015 Pazar

Sizce Breaking Bad Türkiye'ye Uyarlanır mı?

Son günlerde Breaking Bad dizisinin Türkiye'ye uyarlanacağı haberini almıştık.



Hatta başrolde Erdal Beşikçioğlu'nun oynayacağını, dizinin Star TV'de yayınlanacağını, yapımıda Pana Filmin üstleneceği haberini almıştık.

'Breaking Bad' Türkiye uyarlaması iddiası yalan mı? Erdal Beşikçioğlu '46' dizisi ile geri dönmüyor mu? ŞOK eden açıklama...

Fakat daha sonra şu haberi okudum:

'Breaking Bad'in yapımcısı olan Sony Pictures Television adına Türkiye temsilcisi Mehmet N. Karaca, dizinin haklarıyla ilgili kendilerine şu an için hiçbir başvuru olmadığını, herhangi bir yapım firmasına da remake için bir opsiyon verilmediğini söyledi.


Karaca "Eğer herhangi bir televizyon kanalı veya yapım kuruluşu bu dizinin yerli versiyonunu hayata geçirmek arzusundaysa, haklarını satın almak için Sony Pictures Television firmasıyla irtibata geçmek zorundadır" demiş...
Sizce uyarlansa nasıl olur?
Benim cevabım bu role Erdal Beşikçioğlu'nun yakışacağı kanısında uyarlanması iyi olur. Ben dizinin orjinalinin ilk sezonunu yeni izlemeye başladım. Yakında dizi tanıtımını blog da paylaşacağım.
Lütfen sizde kendi görüşünüzü yorumlarda bildirirmisiniz...

14 Kasım 2015 Cumartesi

Yukarı Çık Butonu Yaptım!!!

Yukarı çık butonu yaptım. Bu butonu Merve'nin Blogu(tıktık) yardımıyla yaptım teşekkür ederim Merve çok değerli bir insansın. Ayrıca yukarı çık butonu nasıl yapılırırı yine Merve'nin Blogunda ki BLOGGER / YUKARI ÇIK BUTONU EKLEME yazısında bulabirsiniz. Teşekkürler Merve...

Benim yaptığım

JOJO MOYES- SENDEN ÖNCE BEN OKUR DEĞERLENDİRMESİ


Kitabın yazarı duygusal aşk romanları ile dünyaca ünlü bir yazar.  Kitabın ön kapağında şu yazıyor:              
 "Aşk vardır, ona inanmaktan vazgeçme." 
Benim aldığım baskıda ilk sayfalarda ünlü kitap yorumu yayınlayan gazete ve dergilerin yorumları vardı. Yorumlar dan biri şöyle : 

“Bu kitabı bitirdiğimde üzerine yorum yapmak değil, en baştan tekrar okumak istedim. Belki tuhaf gelebilir ama kitabın son yüz sayfasında gözyaşlarını bir türlü durmadı.” Liesl Schillinger The NewYork Times Book Review

Ayrıca yorumların çoğunluğunda şu uyarı da vardı: " Kitabı otobüste okumayın çünkü sizi göz yaşalarına boğabilir.." Bendeniz bu tavsiyeye uyarak kitabın son sayfalarını evde okudum ne kadar malesef bende gözyaşlarıma hakim olmadım

Kitabımızın esas oğlanı Will plaza yaşamı olan, şatolarda yaşayan, aile şirketinin ortağı, parlak çocuk ve adranalin tutkunu ; yamaç paraşütü , scuba daving gibi tehlikeli sporları yapmaktan çekinmeyen zengin bir aileden gelen biriyken hayatı bir motosiklet kazasında mahvolur. Malesef felç geçirir.Vücudunun  çok az bir kısmını hareket ettirebiliyor.Bu durumda hayata küsen, huysuz birine dönüşür.

Lou ise kitabımızın asıl karakteri Lou ise hayatında sadece birkere otobus mesafesinde şehirdışına çıkabilmiş bir karakter. Evle iş arasında kaç adım olduğunu hesaplayan, hayat dolu cıvıl cıvıl bir kız.

Bu iki karekterin hayatlarının kesişmesinden bahsediyor.

Sinema filmi de yapılmış ama izlemedim :(. Ayrıca bu kitaptan çok güzel bir kore dizisi çıkabilir.

yazıyı kitabın arka sayfası8ndaki şu sözle bitirelim:

"Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün..."


13 Kasım 2015 Cuma

Safer Ayı Geldi !!!!

Safer ayı hicri ayların 2.sidir. Safer ayı musibet ayı olarak bilinir. Yani belaların, musibetlerin, ve hastalıkların indiği ay olarak bilinir. Konuyla ilgili olarak Hz. Peygamber (sav)'den yola çıkalım.

"İslâm'da taşe'üm (uğursuz sayma, kötüye yorma) yoktur; en iyisi tefe'ül (iyiye yorma) dır."

Böylece buu zararlı anlayışın İslam'da bulunmadığını ifade etmiştir. Diğer bir hadiste ise şöyle buyurmuştur

Eşya da uğursuzluk yoktur, Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde bir uğursuzluk yoktur

Safer ayının normal aylardan olduğunu tespit ettikten sonra; her ne kadar güvenilir kaynaklarla teyit edilmese de, burada, Safer ayında yapılması uygun bulunan şu duâyı zikredebiliriz:

“Bismillâhirrahmânirrahîm: Allah’ım; hamd ve şükür Sana mahsustur! Minnetim Sana’dır! Ben Senin kulunum; ve ben bundan dolayı huzurluyum! Nefsimi, dînimi, dünyamı, âhiretimi, işlerimin sonunu ve amelimi Sana emânet ediyorum. Bütün Muhammed (asm) ümmetini Senin gücünün, havlinin, kudretinin ve kuvvetinin şiddetinden, Sana emânet ediyorum! Muhakkak Sen, emâneti koruyansın; hükmü nâfiz olansın; kazâsı gâlib olansın!"

"Yâ Ahkeme’l-Hâkimîn ve yâ Esrae’l-Hâsibîn ve yâ Ekrame me’mûlin ve ecvede mes’ûlin yâ Hayyu yâ Kayyûmu yâ Kadîmü yâ Ferdu yâ Vitru yâ Ehadu yâ Samedu yâ men lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû küfüven ehad! Yâ Azîzu Yâ Vehhâbu Salla’llâhu alâ hayr-i halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în! Âmin!”


Bu ayın son çarşamba gününde de iki rek’at namaz kılınması; bu namazda her rek’atte bir Fatiha ve on bir İhlâs-ı Şerif okunması; namazdan sonra da on bir istiğfar ile, on bir salavât-ı şerîfe okunması tavsiye edilmiştir.
Sadakanın bu aya özel bir konumu yoktur. Diğer aylarda olduğu gibi, bu ayda da sadaka vermeye devam etmelidir.
Öğle ve İkindi arsında 100 defa:
“YA DAFİAL BELAYA İDFA’ ANNEL BELAYA FALLAHÜ HAYRÜN HAFİZAN VE HÜVE ERHAMÜRRAHİMİN İNNEKE ALA KÜLLİ ŞEY’İN KADİR."
Meali: “Ey belaları def eden Allahım! Belaları bizden uzaklaştır. Allah muhafaza edicilerin en merhametlisidir. Muhakkak ki senin kudretin her şeye yeter."
Sevgili okur yukarıda söylenen dualar yalnız bu ay için değil yılın her vaktinde okunmalıdır..
Kaynak: Sorularla İslamiyet 

12 Kasım 2015 Perşembe

I. AHMED ve AZİZ MAHMUD HÜDAİ

.Ahmet Han genç yaşta vefat ettikten sonra kızı
Gevher Hatun rüyasında babasını Cennette çok
ihtişamlı bir mekânda görmüş merakla sormuş:
“-Baba hangi amelinle bu güzel mertebeye vasıl oldun?”
Sultan Ahmet:
“-Kızım, bu camiyi yaptırırken sırtımda taş taşıdım!
Bu makamı elde etmemin sebebi budur!” demiş.
Sultan Ahmet caminin inşası sırasında Mısır’da
Sultan Kayıtbay türbesinde bulunan Hazret-i
 Peygamberin nakşı kadem denilen mübarek ayak izlerini
 Eyüp Sultan türbesine getirtmiştir. Caminin inşaatı tamamlanınca
da bunu camiye koydurdu.
Ancak sultan bu nakil işleminin yapıldığı gece şöyle
 bir rüya gördü;

“Bütün sultanların toplandığı yüce bir meclis kurulmuştu ve
 Hazret-i Peygamber (sav) de kadılık makamına oturmaktaydı
 bir nevi mahkeme kurulmuştu Sultan Kayıtbay türbesini ziyarete
 vesile olan bu ''Kadem-i Saadet'in alınıp İstanbul’a getirilmesinden
 dolayı Sultan Ahmed’den davacı olmuştu. Allah Resulü (sav) de
Kadı sıfatı ile ''Kadem-i şerif''in derhal geri gönderilmesine hükmetti...
Sultan dehşet ve korku ile uyandı. Rüyasının içlerinde Hüdayi
 Hazretlerinin de bulunduğu ulema meşayiha tabir ettirdi.
Yapılan tabire göre denildi ki:
“Sultanım rüya gayet açıktır, Yoruma bile gerek yoktur; emanet derhal
 geri gönderilmelidir...” Peygamber aşığı Sultan Ahmet Han verilen
karara boğun büktü ve emaneti titizlikle ve mahzun bir şekilde yerine
 iade etti.
Ancak yüreği aşk-ı peygamberi ile dilhun olmuş bulunan I. Ahmet Han
 Resulullah ''sav” in mermer üzerindeki mübarek ayak izlerinin maketini
 yaptırdı, kavuğunun üzerine asarak tedaisinden feyz almağa çalıştı.
 Yanık gönlünden dökülen şu mısralar onun bu aşk halini aksettirir.                                                                                                                                                                                    
             N'ola tacum gibi başumda götürsem daim,
             Kadem-i pakini ol hazret-i şah-ı rusulün..
             Gül -i gülzar-ı nübüvvet o kadem sahibidür,
             Ahmeda durma yüzün sür kademine ol gülün!..
               
Rivayet olunur ki; Sultan Ahmet Camii tamamlanınca açılış merasimine
 başkanlık etmesi için Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri davet edildi.
O gün deniz çok fırtınalı ve dalgalı idi bu sebeble kayıkçılar denize açılmaya
 cesaret edemiyorlardı. Mahmud Hüdayi Hazretleri Üsküdar iskelesine indi
5-6 müridi ile birlikte kendi kayığına binerek dalgalar arasında Sarayburnuna
doğru yol aldı. Allah (cc) Teala’nın izni ile kayığın ön arka ve yanlarından deniz
bir kayık mesafesinde süt liman oluyor dalgalar kayığa hiç tesir etmiyordu.
Hiç kimse korkudan denize çıkamazken Mahmud Hüdayi Hazretleri kayığı
ile selametle karşıya geçti.  
Sultanahmet Camii muhteşem bir merasimle ibadete açıldı. Cum’a hutbesi
teberruken bu büyük veliye okutturuldu.
Halen Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu deniz yoluna, Hüdayi yolu denir.
 Kayıkçılar şiddetli fırtınalarda bu yolu takip ederler bu durum Hüdayi
 Hazretlerinin günümüze kadar uzanan bir kerametidir.
Sultan Ahmet Hicri 1026 yılının 22 Zilkade çarşamba gecesi dünyaya gözlerini
kapadı, yani camiinin bitişinden sadece 5 ay sonra,1617 yılının 21 Kasım’ı ediyor
ve böylece Sultan Ahmet Ahretine kavuşuyordu.
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri'nin Sultan I. Ahmed Han'ın talebi üzerine
yaptığı şu duâsı ne kadar mânâlı ve güzeldir:

"Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve
ömründe bir kerre türbemize gelip rûhumuza Fâtiha okuyanlar bizimdir...
Bize mensub olanlar, denizde boğulmasınlar; âhir ömürlerinde fakirlik görmesinler;
 îmânlarını kurtarmadıkça ölmesinler; öleceklerini bilsinler ve haber versinler
 ve de ölümleri denizde boğularak olmasın!.."

Bütün ulemâ ve evliyâ, bu duânın kabul olduğunu, bu yola mensub olanları
 denizde boğulmadıklarını ve pek çok kimsenin vefât günlerine yakın öleceklerini
 haber verdiklerini bildirdiler.

Zamanında ve daha sonraki yıllarda te'sîr ve nüfûzu devam eden Hüdâyî
Hazretleri hakkında son derece ta'zîmli ve hürmetkâr ifâdeler kullanılmıştır.
Bunlardan bir kısmı şöyledir:
Zamanın kutbu, Azîz, zamanın müfredi, hakîkat sırlarının hazînesine vâsıl,
mücâhede mihrâbının mumu, tarîkat-i Muhammediyye sırlarını şerh eden,
hakîkat-i Ahmediyye nûrlarının indiği gönül, sultân-ı sâbit-kadem-i
makâm-ı hilâfet ve velâyet.

Yâ Rabbî! Asırlardır gönülleri; kurmuş olduğu vakfı, vermiş olduğu eserleri
 ve mânevî tasarrufuyla feyiz-yâb eyleyen Hüdâyî Hazretleri'nin himmetinden
bizleri de nasibdar eyle!
Âmîn!
AZÎZ MAHMÛD HÜDÂYÎ HAZRETLERİ

(1541-1628) 

11 Kasım 2015 Çarşamba

Hannibal..

     Merhaba
    İngilizce  sınıfında okuduğum için ABD ve İngiliz  dizilerini izlemeye karar verdim. İlk önce dikkatimi çeken dizi Hannibal oldu. Hannibal 2 sezon seyrettim. Beyin fırtınası yapmasından dolayı kan ve şiddet olmasına rağmen size bunun kötü olduğunu gösteriyor. Dizi HANNİBAL filminden uyarlama. Psikoloji dizisi. Will Graham ve Dr. Hannibal Lecter arasındaki savaşı anlatıyor. Ben diziyi üst üste izlediğimden dolayı 3. sezona sonra başlayacağım umarım beğenirsiniz. Dizi akıl oyunları vaat ediyor. 3. sezonu izledikçe aktaracağım.
 
 
Bu da dizi jeneriği gayet ürpertici :)

7 Kasım 2015 Cumartesi

Uçurtma Avcısı

Khaled Hosseini'nin güzel kitabı.. Kitap bana yaşadığımız toprakların gerçeğini gösterdi. Biz Müslümanların gerçeğini neye zorlandığımızı nasıl sömürüldüğümüzü gizli veya açık bir şekilde sömürülüyoruz. Buna izin veriyoruz. Kitapta Emir karekteri çocukluğunda gittiği sinemaya, kitapevine hatta babasının hayır için yaptırdığı yetimhane yıkılıyor. Çocukluğu 70'li yıllarda geçiyor yetmişli yıllarda Sünni Peştunların güzel bir yaşamı varken 2001'de sadece Taliban'ın kuzu eti yiyebildiği bir yer haline geliyor. Maalesef Emir karekterinin bir hatası var arkadaşı şii hazara ve hizmetçilerinin çocuğu olan Hasana yardım etmiyor. Onu kollamıyor. Yıllar boyunca Hasandan dolayı duyduğu pişmanlığı kıtalar arasına taşıyor. Babasının ölümünden sonra Hasanın kardeşi olduğu ve bunun söylemelerinin sebebinin Emirin sünni Hasanın şii olmasıydı. Kardeş oldukları halde saklanan bu gerçek dünyayı etkiliyor. İslam içindeki kavgaları kullanan bir adet maşa olan Taliban ortaya çıkıyor ve Afganistanı kan denizine dönüştürüyor. Kitap bana Afganistan Tarihini, Afganistandaki etnik grupları ve yaşam tarzını gösterdi. Kitaptaki en büyük gerçek ise şu Müslümanların kaybetme sebebi olan Sünni Şii çatışması olduğu..
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...