Zeka dünyanın her yerinde aynı anlama gelmez.Ama bir tanım yapacak olursak; Zeka deneyimlerden öğrenme, problem çözme ve yeni durumlara uyum sağlamak için bilgiyi kullanmayı içeren zihinsel potansiyeldir.
Charles Sperarman'a göre bütün zeka davranışlarımızın kalbi olan tek bir genel zekaya sahibiz.
Genel Zekayı genellikle "g" olarak kısaltır. Bir alanda yüksek puan alan insanlar diğer alanlarda da ortalamaya göre yüksek puan alırlar.
Biliş , insanların tozplumsal çevrelerine (diğer insanlara) ilişkin bilgileri nasıl yorumladıkları, çözümledikleri, anımsadıkları ve kullandıklarıyla ilgilidir.
Bilgilerin ne kadarınının işlenebildiği ve nasıl anlamlı hale geldiği sosyal biliş yaklaşımınının temel sorunudur. Sosyal Biliş, İnsanların toplumsal çevrelerinden aldıkları bilgilerden yaptıkları çıkarsamları nasıl biçimlendirdikleri üzerinde odaklaşır. Başka bireyler, toplumsal gruplar, toplumsal roller hakkındaki yargılara nasıl ulaşıldığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu yargıların tutarlı olmasında bilgilerin nasıl kullanıldığı önemlidir.
Bir kişi tarafından bir başkasına karşı işlenmiş suçlar.
ABD, dünyada en yüksek cinayet oranlarıyla tanınmaktadır.
ABD'de ekonomik kaynakların dağıtımının daha adaletsiz olması,
Bir ülkede pek çok yoksul olduğunda ya da bir ülke içindeki gruplarınasında büyük bir ekonomik farklılıklar bulunduğunda cinayet oranları artmaktadır.
ABD'de toplumsal kaynaşma ve bütünleşme düzeyi düşüktür.
Değişik etnik kökenlerden, değişik dilleri konuşan birçok farklı grubun olması,
Nüfustaki yaş dağılımı
On beş- yirmi dokuz yaş arasında yüksek bir nüfus oranı bulunan ülkelerde cinayet oranları yüksek olmak eğilimindedir.
Herkese Merhabalar, Geçen hafta bu filme gittim, Yanımda 3 kişi daha vardı. Dylan O'Brien hayranı kuzenim epeydir bu filmi bekliyordu. Tabi ben herzaman filme izlemeden önce hep IMDB puanına bakarım ama bu sefer bakmadım. Genelde 8 ve üzeri filmleri seyrediyorum. Arada 7 puana da şans veririm. Neyse filmin özellikleri şöyle azizim:
Çocukluk yıllarında anne ve babasını bir trafik kazasında, yllar sonra da kız arkadaşını bir terörist saldırıda yitirmiş 23 yaşındaki Mitch Rapp'in (Dylan O'Brien) hayattaki tek amacı, sevgilisinin ölümüne neden olarak örgütü ve onun liderini öldürmektir. Bu amaçla çok sıkı çalışan Mitch, CIA'in gizli servisine girmeyi başarır. Burada tecrübeli ajan Stan Hurley (Michael Keaton), Mitch'in eğitimiyle görevlendirilir. İkili, başlayan terörist saldırıların izini sürerek Orta Doğu'da başlayan kaosu çözmek için tehlikeli bir mücadeleye girişecektir. Suikastçi filmi, Vince Taylor'ın 2010'da yazdığı American Assassin adlı çok satan kitaptan uyarlandı.
Benim Yorumum:
Baştan söyleyeyim filmi hiç beğenmedim. Yani izlerken hiç şaşırmadım. Herbir sahnesi tahmin edilebilir düzeyde ve basitti. Ama bayağı bir filmdi. Neden mi? Mitch intikamı kendi için alıyor yani kendisine terör örgütü zarar verdiği için.Halbuki daha bir üst amaç için mesala insanlık için olabilirdi. Ama o intikam için terör örgütünün yöneticisine ulaşıyor. Tamam ama tek bir kişinin bunu yapması çok absürd değil mi zaten? Sonrasında elemanımız Mitch CIA'ya katılır ve deyim yerindeyse zorlu eğitim başlar. Ve ta da ilk görev İstanbul'da... Ama bize Istanbul diye gösterilen yer vasat bir Arap şehrinden hallice set ortamında Jandarma'nın şehir merkezinde Türkçe bilmeden Türkçe konuşmasıydı. Tabi Fese benzer bir başlık takan erkekler Kısakürek Lokantasında sis dumanı oluştururlar, çünkü istanbul Sisler altında ya. Göz gözü görmez. Türkiye ama bir oyuncu adam gibi Türkçe bilmiyor. Bir de afişe Sultan Ahmet Camii'yi koymuşsunuz. Bari Roma'dan bir figür koy sayınız. Kısacası, bu coğrafyayı bilmeyip, insanlarına müdahale edip terör örgütlerine silah temin edenlerin iğrenç klişeler ile dolu savaşı durdurma filmi. Görüşmek üzere. ...
Bloguma hoşgeldiniz. İzlediğim dizileri anlatmaya devam ediyorum. Bugün sıra The K2 dizisine geldi. Neyse ki bu diziyi geçen hafta bitirdim. O yüzden daha ayrıntılı anlatacağım.
Fragman
Konusu:
Kim Je Ha bir askerdir ve ihanete uğrar ve intikam için yaşar fakat bir gün Ko Anna ile karşılaşır.
Karakterler:
Ji Chang-Wook Kim Je-Ha
Wlkesi tarafından ihanete uğradı, interpolle aranıyor,
YoonA Ko An-Na
Küçük yaşta annesini kaybetti ve babasından da koparıldı. Çeşitli psikolojik rahatsızlıkları var.
Song Yoona Choi Yoo-Jin
Ko Anna'nın üvey annesi kötü biri ama zeki güçlü bir kadın,
Cho Seong-Ha Jang Se-Joon
Dizinin bence en kötüsü Başkan Adayı Anna'nın babasıdır.
BenimYorumum:
Ben bu diziyi ne çok beğendim ne de az beğendim orta düzeyde kaldı benim için hatta diziyi Chi Chang Wook için izlemeye karar verdim. Hatta YoonA'yı severim ikisinin uyumlu olacağını en başından düşünmüştüm ama bu düşüncemde diziyi bitirince haklı çıktım.
Dizinin en güzel yanı aksiyon sahnelerini iyi bir şekilde kameraya almalarıydı. Zaten dövüş sahneleri muhteşemdi. Tabi bazen çok abartıya kaçtıklarını söylemem gerek özellikle ikinci ve üçüncü bölümlerde çok aşırıydı. Dizinin en çok eleştirilen sahnelerinden biri şüphesiz banyodaki dövüş sahnesiydi direk atladım ne gerek var böyle şeylere :).
İkinci olarak en çok tartışılan sahne Kim Je Ha'nın Raniya ile olan sahnesi açıkcası aşkları çok hoşuma gitti ama kızın evlenelim deyince direk başını açması hiç hoş değildi. Bence birçok müslüman rahatsız olmuştur. Lütfen sizin dizilerinizi en çok biz izliyoruz, saygısızlık etmeyin lütfen ama Je ha ile Raniya aşkına benzer bir film güzel olurdu aslında.
Raniya Kumarlı bir mülteciyi canlandırıyor. Irak savaşında Koreli askerler Irak'a geliyor ve Raniya onlara tercümanlık ediyor. Ama ne Kumar adında bir ırk var ne de Kore Irak'a girdi,Burası ise tamamen uydurmaca aynı saçma kurgunun bir benzeri DOTS'da da vardı.
Ha bir de ost yönünden biraz fakirdi.
Choi Yoo Jin karakteri çok sevildi ama ben hiç sevemedim. Sonunda kocası ile birlikte layığını buldu. Özellikle şu suratı görünce ayrı sinir oluyorum. Ayrıca Je Ha oğlu çıkmaması çık iyi oldu.