3 Ağustos 2016 Çarşamba

Aklımdan Geçen...

İki gündür, ne yazsam diye düşünüyorum. Yazılacak çok şey var ama yazıya dökmek çok zor oluyor. Bu günlerde Necip Fazıl'ın bir adam yaratmak eserini okuyorum. İncecik ama her cümlesi anlam dolu üzerinde uzun uzun düşünerek okuyorum. Hüsrev'i anlamaya çalışıyorum.  Okurken şu cümle dikkatimi çekti. Bence eserin en manlaı alıntısı diyebilirim.

 Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. Bir sigara kağıdını şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapılarını kapa ve git! Üç yüz sene sonra gel, yerinde bulursun. belki sarmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kağıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Temmuz 2016 İzlediklerim

Merhabar,

Cheese İn The Trap

Bu ay bitirebildiğim tek dizi oldu. Bu dizi hakkında olumsuz yorumlar olmasına rağmen izledim. Genel olarak beğendim.Herkes gibi dizinin finalini beğenmedim.Bu ne biçim final! Son bölümlere  yan rolü tutarken (Baek İn Ho), son 4 bölümde Yoo Jung karakterini tutmaya başladım. Senarist kurbanı olduk....

30 Temmuz 2016 Cumartesi

İdam Cezası


Bugün gündeme ilişkin bir konu hakkındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Meydanlar 15 Temmuzdan itibaren "İdam Gelsin" diye inliyor. Haklılar, o kalabalığın içinde yüzlerce insan hayatını kaybetti. Ben idam cezasını savunanlardanım.  İnsan haklarına saygım olduğu için bu cezanın tekrar yürürlülüğe girmesini istiyorum. Neden mi?

29 Temmuz 2016 Cuma

İdam Cezası

İnception, Phyrrhon, Descartes


Bu aralar vakit nasıl geçiyor anlamıyorum? Çok yavaş geçiyor. Bir aralar her şeyden Phyrrhon gibi her şeyden şüphe etmeye başladım. İki yıl önce favori filmim İnception filmini izlediğimden beri rüyamın içinde uyumayı çok istiyordum. Ne kadar delice değil mi?Hangi insan bir filmi yaşamak ister ki? Ben rüyadayken rüyada olduğumu hiç anlamazdım.Her şey çok gerçekçi gelirdi. İşte bu yüzden şüphe etmeye başladım. Bir film bir de Phyrrhon ama bir de Rene Descartes vardı. Ona rüyalar görmeye başladı. Rüyasında uyuduğunu görüyor, sonra uyanıyordu. Ama rüyasında uyandığını görmüştü. Her şeye şüpheyle yaklaştı. Şüpheyi düşünce sınırlarına getirdi.

20 Temmuz 2016 Çarşamba

5 Gündür Neden Yazmadım?

Neden mi yazmadım? 

Aslında 15 Temmuz Sabahı hemen yazacaktım. Ama Nasip olmadı. Kelimeler boğazımda düğümlendi. Parmaklarım tepkisiz kaldı.  Blogerlar neler yazmış diye merak ettim. Çoğu darbe girişimin birer tiyatro olduğunu söylemiş. Çoğu ise bu konu hakkında bir şey dememiş. Bazıları demiş ki 8 helikopter, 3 tank ile, 3, 5 askerle darbe birer piyesmiş. Piyeslerde insanlar ölmez. Gerçek kan akmazdı. Ankara semalarında  8 helikopter yoktu o vakit. Onlarca helikopter ile darbeciler ateş açarken bu tiyatro değildi zeki kardeşim? Bilmiyorsan, her şeyden önce, kendini bil! Haddini bil! Tarihini 

5 Gündür Neden Yazmadım?

Neden mi yazmadım? 

Aslında 15 Temmuz Sabahı hemen yazacaktım. Ama Nasip olmadı. Kelimeler boğazımda düğümlendi. Parmaklarım tepkisiz kaldı.  Blogerlar neler yazmış diye merak ettim. Çoğu darbe girişimin birer tiyatro olduğunu söylemiş. Çoğu ise bu konu hakkında bir şey dememiş. Bazıları demiş ki 8 helikopter, 3 tank ile, 3, 5 askerle darbe birer piyesmiş. Piyeslerde insanlar ölmez. Gerçek kan akmazdı. Ankara semalarında  8 helikopter yoktu o vakit. Onlarca helikopter ile darbeciler ateş açarken bu tiyatro değildi zeki kardeşim? Bilmiyorsan, her şeyden önce, kendini bil! Haddini bil! Tarihini 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...