1 Ağustos 2016 Pazartesi

Temmuz 2016 İzlediklerim

Merhabar,

Cheese İn The Trap

Bu ay bitirebildiğim tek dizi oldu. Bu dizi hakkında olumsuz yorumlar olmasına rağmen izledim. Genel olarak beğendim.Herkes gibi dizinin finalini beğenmedim.Bu ne biçim final! Son bölümlere  yan rolü tutarken (Baek İn Ho), son 4 bölümde Yoo Jung karakterini tutmaya başladım. Senarist kurbanı olduk....


Konusu:
 Seul, sıradan bir üniversite öğrencisidir. Yoo Jung ise, okulun en popüler ögrencisidir. İyi görünümlü, zengin, akıllı, ve hatta güzel birisidir. Ancak Hong Sul, Yoo Jung'u göründüğünden çok daha iyi olduğunu sanıyor ..


School 2015

Geçen yıl izlemedim, kardeşimin beğenisiyle izlemeye başladım. Tabi ki School 2013'ü seyretmemin de etkisi var.  Diziyi izlemeye halen devam ediyorum. Şu an için güzel gidiyor. Tabi ki ikinci  (Tae Kwang) karakteri tutuyorum. 
Konusu:
Gangnam'ın en gözde okulunda öğrenci olan Lee Eun Bi (Kim So Hyun) aniden ortadan kaybolur. Geri döndüğünde ise hiçbir şey hatırlamamaktadır. Ancak okulda şiddet gördüğünü öğrenir. Eun Bi okulda popüler bir kıza dönüşürken geçmişinde neler olduğunu öğrenmeye kararlıdır. Derken Segang Lisesi'nin gizli gerçeklerini açığa vuran anılarından küçük parçalar hatırlamaya başlar. 

Diriliş Ertuğrul 1. Sezon

1. Sezonu tam bitiremedim. Okul döneminde pek seyredememiştim. Diriliş Ertuğrul dizisi bence Türk Televizyon tarihinin en iyi dizisidir. Araştırmalarım sonucu dizide ki çoğu olayın olmadığını öğrendim. O döneme ait çok az şey bilindiği için senaristler serbest yazıyorlar. Lakin dizinin çoğu sahnesi kendine bağlıyor. Oyuncularda çok iyi oynuyor. İlk sezon için bir kaç sorunu var. Bu sorunları şöyle sıralamak isterim; süre çok uzun, ağır çekim saneleri çok fazla ve dizinin müziği güzel ama farklı müzikler bestelenerek çeşitlilik sağlanabilir.

Konusu:

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.


Diriliş “Ertuğrul” Genel Hikayesi: 13. Yüzyıl… Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı. 1071’de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul’dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek bir yurt istiyordu. Ertuğrul, göğü çadır, yeri yatak eyleyerek zor bir mücadeleye talip oldu. Tapınak Şövalyeleri ve vahşi Moğollar onun en büyük düşmanlarıydı. Ertuğrul, ümitlerin tükendiği bir çağda nice zorluğa göğüs gererek, azmi ve sabrı sayesinde düşmanlarını yendi ve Kayı boyuna bir yurt verdi. Bu yurtta üç kıtada altı asır hüküm sürecek olan dünyanın en ihtişamlı devleti Osmanlı İmparatorluğu kuruldu. Bu muhteşem devletin sırrı da kahramanımız Ertuğrul’un hikayesinde gizliydi. Ertuğrul’un, İbn-i Arabi’den aldığı bu sır, onu adım adım hayallerine taşıdı. Ertuğrul, hayallerine giderken aslında dünyaya yeni bir medeniyet armağan etti. Temellerini attığı devlet, dünyanın kaderini değiştirdi. Biz de dünyanın kaderini değiştiren adamın destansı hikayesine, boyun eğmeyen karakterine, büyüleyici aşkına ve tüm insanlığa yetecek adalet duygusuna şahitlik edeceğiz. Diriliş “Ertuğrul” aynı zamanda bugünün hikayesi… 


13. yüzyılda İslam dünyası bugün ki gibi büyük sorunlar yaşıyordu. Bir lider ve bir kahraman bekliyordu. Diriliş “Ertuğrul” dizisi inşa sürecindeki yeni Türkiye için tarihin yol rehberliğinde bugüne çok şey söyleyecektir.

14 yorum:

  1. cheese in the trap'a kimin önerisiyle başlamıştım ki ben?
    bloggerdan birinin olduğunu anımsıyorum. şu an son iki bölümüm kaldı, hâlâ dizinin sonunu getirebilmiş değilim.
    fakat bu biraz kore dizilerinin amerika'n dizileri ve animelere oranla uzunluğundan kaynaklı. yinede kore dizilerinin ayrı bir çekiciliği olsa da benim için, yavaştan da olsa bölümleri bitirmeye çalışıyorum. yorumunu okuyunca dizinin finalini daha bir merak ettim. ne oldu ki? demeden edemedim. ım, birkaç tahminim var fakat, tahminlerim %50'lik olduğundan kesin etsem bile, senaristin ters köşesine denk gelir, senarist kurbanı olur çıkarım. ertuğrul'u bizimkiler seyrederdi. kesinlikle kaliteli bir yapımdı, fakat uzun soluklu dizilerde çabuk sıkıldığımdan izlemezdim. sadece birkaç savaş sahnesine falan bakmıştım, aksiyon türünü sevdiğimden. onlarda oldukça hoşuma gitmişti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yinede izle, benim şahsi fikrim sonu kötü bitti. Ertuğrul dizisinde çok uzun geldi. Izleme epey vakit alıyor.

      Sil
    2. kesinlikle öyle. biraz vakit kavramı önemli oluyor uzun soluklu yapımlar için ki; bundan çoğu an listemde yer alan altmış, yetmiş bölümlük uzun soluklu animeleri falan da genelde yaza saklarım. şu an ki gibi yaz geceleri maraton şeklinde seyrederim. dizileri de aynı şekilde. ^^

      Sil
  2. cheese çok sevdim ben yaaa. diriliş bana göre değil tarih izleyemiyom ama şu school olabilir belkii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cheese bende sevdim sadece finalini sevemedim.School dizisi bence eğlenceli.

      Sil
  3. Canım benim hiççç dizi kültürüm yok.Hemencecik sıkılıyorum :) İzleyebilenleri de takdir ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel benim ki can sıkıntısı. :)

      Sil
  4. Cheese in the Trap'in webtoonunu okuyordum/okuyorum. Diziye uyarlanacağını duyunca mutluluktan havalara uçmuştum ama beklentilerimin sadece yarısını karşılayabildi. Webtoondaki o psikopat burada kibar çocuğa dönüşmüş resmen.

    YanıtlaSil
  5. Diriliş öyle internetten peş peşe bölümleri izlemelik bir dizi değil gerçekten. Hem zaman istiyor, hem yürek. O kadar heyecan yapıyorsun, geriliyorsun, üzülüyorsun, kolay değil :)
    1.sezonu uzun bulduysan, 2.yi direk es geç derim. Çünkü fazladan bir yarım saat daha uzattılar bu sezonda bölümleri. 2 saat 20 dk yı bulan bölümler oldu.

    Cheese'e gelirsek, son 4 bölüm jung yok gibi birşeydi, bir göründü bir kayboldu. Ona rağmen tarafını değiştirmene yettiyse helal olsun :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. Diziler çok vakit alıyor bakalım :)

      Sil
  6. Aslında çok istesem de bir türlü Kore dizisi izleyemedim eğer başlayabilirsem izlemeye
    Cheese İn The Trap'i da listeme ekleyebilirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında cheese in the trap dizisi olabilir. Konusu klasik dizilerden biraz farklı, güzel bir tercih :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...