6 Ekim 2019 Pazar

Felsefenin Temel Disiplinleri - Heinz Heimsoeth


Merhabalar,
Bloguma hoşgeldiniz. Bugün yine bir kitap ile karşınızdayım bu kitap adından da anlaşılacağı üzere felsefe ile ilgili, felsefe eğitimimi henüz tamamlayamadım fakat eğitim sürecinde ve öncesinde gördüğüm kadarıyla insanların pek azı felsefe hakkında bir şeyler biliyorlar. Çoğu insan felsefenin ne olduğu hakkında fikri bile yok. Bazı insanlar ise felsefeyi bir kişisel gelişim aracı ya da hayat da belirlediğimiz motto olarak görüyor ama felsefe bunlardan biri değil maalesef. Felsefenin ne olduğu ve nelerle ilgilendiği bu kitapta yer alıyor ve oldukça kısa bir kitap toplam 112 sayfa ve sayfalara; dizin yazarın hayatı ve içindekiler gibi bölümlerde dahil. 


Eğer felsefeye ilginiz varsa ve gerçekten felsefe ile ilgilenmek istiyorsanız bu kitabı yine tavsiye ediyorum. Güzel bir başlangıç olacağına şüphem yok. Çünkü çoğu insan felsefenin en zor kısmından başlıyorlar. Popüler isimlerle ve popüler kültürün bize gösterdiği yoldan ilerleyince kafamız karışabilir. Ben henüz Kant'ın eserlerini bir iki okumada anlayamıyorum ya da Sartre okumak gerçekten zor. Nietzsche'yi okumak ve anlamak istiyorsanız da bu tip bir başlangıç sizin için iyi olabilir. 

Bu kitabı önerebileceğim diğer bir grup ise Felsefe dersi alan öğrenciler. Bu öğrenciler şu gruptan oluşuyor. Lise de felsefe eğitimi almış olanlar ya da almakta olanlar. Öğrencilerin felsefeye karşı kanısı bu dönemde oluşuyor ve çoğunlukla öğretmenle sorun yaşıyorlar. Öğretmen kötü olduğu için demiyorum ama bu tip konuyu o yaştaki bir insana anlatmak kolay olmuyor gerçekten. Bir diğer öğrenci grubu ise, psikoloji sosyoloji ve benzeri bölümlerde okuyup felsefe içerikli ders alan arkadaşlar. Bu arkadaşlar genelde felsefe dersi alırken zorlanıyorlar ve dersi zor buluyorlar bu yüzden okumalarını tavsiye ederim.

Yaşam süreçleri yaptığımız felsefe ölçüsünde anlam kazanır, bu süreci basitleştirmek veya onu çıkabileceği en yüksek noktadan kavrayabilmek tamamen vermiş olduğumuz karara bağlıdır. Felsefeyi tercih etmekle sahte görüntülerin egemenliğini bir nebze olsun sekteye uğratmış oluruz. Yüzeyde sürüp giden bütün telaşların ötesinde sadece varlıkların özü bilinmeye ve tanınmaya değerdir. Sıradan bir yaşam için varlıkların özüne inmek gerekli olmayabilir ama varlıkların özü için de sıradan bir yaşam yaşanmaya değer değildir. Felsefe, saf ve bütünlüklü olanın çağrısıdır. Bunun dışında, bağlamından kopartılmış, varlığını unutmuş tüm şeyler için Sokrates "dünyada gereksinmediğim ne çok şey var!" hatırlatmasını yapmaktadır.
Felsefe yapmak, yalnızca felsefe tarihi ve düşünürlerin yaşam ve görüşlerini okumaktan geçmiyor. Bunlardan da öte felsefe, düşünmenin imkânını yakalamak ya da ünlü biçimiyle söyleyecek olursak 'hakikat sevgisine' ulaşmak demektir. Felsefe yapmak, felsefenin kendine özgü kullandığı dil ile konuşmak demektir. Uzun bir geleneği olan ve kendi içinde göndermeleri olan bu dile erişildiği takdirde İlk Çağ düşünürlerinin sormuş olduğu soruları bugün biz de sorabiliriz: "İnsan nedir?" "Hakikat Nedir? "Kendi varlığımın sırrına nasıl inebilirim?"
Büyük soruları kendimize sorma cesaretini göstermeden önce tıpkı bir felsefe öğrencisinin yaptığı gibi klasik düşünürlere, Platon, Aristoteles, Hume, Spinoza, Kant, Hegel ve Descartes'a ve bu düşünürlerin en önemli takipçilerine daha çok vakit ayırmalıdır. İdeal bir felsefe eğitimi için, Mantık sayesinde düşünmenin ilkeleri, Metafizik sayesinde evrenle kurulan bütünlüklü ilişki, Ontoloji sayesinde varlığın temel yapısı ve diğer Disiplinler keşfedilmelidir.
Bu küçük kitapta, derin bilgisini özlü anlatımıyla birleştiren Heinz Heimsoeth, sistematik bir biçimde felsefeye dair en temel disiplinleri aktarmaktadır.(Tanıtım Bülteninden)


2 yorum:

  1. Okullarda genellikle felsefe tarihi anlattığından felsefe yapılamıyor . Daha çok zor kavram ve isimler öğretiliyor. Felsefenin kendisi aradan unutulup gidiyor

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...