26 Şubat 2016 Cuma

Platon-Devlet



Kitabın Künyesi:
Kitabın Adı: Devlet
Kitabın Yazarı: Platon
Çeviri: Hasan İlhan
Yayın: Yason Yayınevi
2015 Basım
Sayfa Sayısı: 431



  Sokrates'in Savunmasından sonra okuduğum ikinci Platon kitabı oluyor. Aslında bu kitap bir Ütopyayı anlatıyor. İnsanların mutlu olmasını isteyen Mutluluğu benimseyen bir anlayışla yazılmış. Ama Nasıl olacak? Herkes görevini en iyi şekilde yapacak. Herkesin yaptığı görev topluma ve devlete fayda sağlıyor. Ayakkabıcıdan tutunda Bekçilere kadar. Kitapta insanları toplum bakımından dört bölüme ayırmış. Ama sınıfsal bir fark olarak değil görev olarak.

  Ayrıca kitapta sadece siyaset felsefesine yer verilmemiş, sanat felsefesi, varlık felsefesi ve daha bir çok felsefe salının izlerini görebiliriz.

   Kitap halen temel kaynak olarak kullanılıyor ama neden bu ütopyaya ulaşamadık? En azından Türkiye için kendimizi sorgulamayız. Şu günlerde bu soru çok ütopik kalıyor biliyorum.Neyse uzatmayayım.

  Ha bu arada Eğitimin nasıl olması gerektiğini de bize anlatmış. Kitaba göre: " İnsan önce Felseyi öğrenmeli, ikinci öğrenmesi gereken ise Geometri. Çünkü Geometri diğer bilimleri anlamayı kolaylaştırıyormuş. Üçüncüsü ise Astronomi ilmini herkes öğrenmeliymiş. Bence bu anlayış çok güzel.

 Son olarak bu kitabı Platon'un yazmasına rağmen eser içindeki çoğu görüş hatta neredeyse tamamı Platon'ın hocası olan Sokrates'e ait...  

Alıntılar:

İnsanları tarafsız gözlemle.
Her zaman konuşmaktan çok dinle.
Gerektiği yerde sus.
Bilmediğini bilen gibi yapandan uzak dur.
Sen bilirken susma,
bilmezken konuşma.
Bilgiyi elde etmek seni mutlu edecektir.
Asil insan bunu uygular.

Doğruluk, paranın bir işe yaramadığı zaman faydalıdır.

Ama biz devletimizi, devletin bütününe mümkün olduğu kadar büyük bir mutluluk sağlamak için kuruyoruz, bir sınıf ötekinden çok mutlu olsun diye değil.

'Zihninde değerli düşünceler doğuran, derin fikir tarlalarının meyvelerini toplar'.

Sanatçıların para kazanarak edindikleri fayda, onların ayrıca para kazanma sanatı ile uğraşmalarından gelir.

Azılı ihtiraslar, tutkular ve arzular gevşediği zaman Sophokles'in sözü doğrulanıyor; insan öfkeli ve vahşi bir efendinin zulmünden kurtulmuş gibi oluyor. Bu yaşlarda yakınlarımız ve dostlarımızdan gördüğümüz davranışlar konusunda ise, yalnızca bir şey söylenebilir Sokrates; bu davranışların sebebi ileri yaşlar değil, kişinin kendi karakteridir. Diyesim, ölçülü ve güleryüzlü olan biri için ileri yaşlar olsa olsa daha ağırbaşlı olmaya bir sebeptir. Ancak öyle olmayan birine değil yaşlılık, gençlik bile zor gelir.

Umut tatlı tatlı doldurur içini,
Yoldaşlık eder ona,hoş eder gönlünü.
umut yola sokar,yoldan çıkan insan aklını.

Aradığımız şey bilinen bir şeyse, bunu aramaya gerek yoktur. Bilinmeyen bir şeyse, bulduğumuz şeyin aranan şey olduğunu nereden bileceğiz?







33 yorum:

  1. Zor okunan bir kitap seçmişsin. Tebrikler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.Çok zorlanmadı...:)

      Sil
  2. Etkileyici bir kitaba benziyor. Alıntılarda çok iyi gözüküyor. Bir an önce okuma isteği uyandırdı bende :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence hemen okumalısın :).Yorum için teşekkürler

      Sil
  3. "Sen bilirken susma,
    Bilmezken konuşma"

    Ah keşke değil mi? Bilmiyorum ki niye hala aynı yerde sayıyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen hep aynı yerdeyiz :(.

      Sil
    2. Aldım kitabı tekrar :)

      Sil
    3. Çok sevindim.. Dağınık Anne ne kadar mutlu oldum anlatamam. :)

      Sil
    4. Okuyabilince de yazacağım ;)

      Sil
    5. Merakla bekliyorum :)

      Sil
    6. Yağmur Tozu, kitaba başladım ama daha başlarda ne kadar çok isim geçti, "şunun abisi, bunun oğlu..." gibi, isimleri aklımda tutamıyorum sonradan alışır mıyım ne diyorsun :) Konsantre olamadım :D

      Sil
    7. Kitabın başında benimde kafa mı karıştırdı.Sonra kafamı o kısımları takmamaya çalıştım. :) Bence o kısımlar önemli değil. Ilerleyen sayfalarda o kadar isim geçmiyor. Bence yapabilirsin.ha bu arada Doğru diyorsun ben kendi şeceremi aklımda tutmayorum ki atinalılari nasıl öğreneyim. :D

      Sil
    8. Haha tamam onayı aldım o zaman oralara takılmadan devam edeyim yoksa çok zor olacak ;D teşekkürler!
      Bir de, şu yukarıdaki yazını çok seviyorum:
      Marifetli hokkabaz,başını kaldır da bak! Gökte bir oynayan var, yıldızları kaydırarak... :)

      Sil
    9. Ben teşekkür ederim. Yazı bana ait değil, Necip Fazıl'a ait dur onu belirteyim.Untmusum :)

      Sil
  4. Bu kitabı orta okulda öğretmenimiz okumamızı istemişti. Ve ben okumamıştım :) Tabi o yaşa uygun olan bir basımıydı. Özeti sallayarak yazdığımı hatırlıyorum :)
    Hala evdedir kitap bu sefer okuyayım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben olsam o zaman senin gibi yapardım. :) Ödev diye verilir mi hiç? Yorum için teşekkür ederim

      Sil
  5. Lise dönemimde okuduğum ufuk genişletici bir kitap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke Bende lise döneminde okusaymışım... :)

      Sil
  6. Sokrates'ten izler taşımasaydı abes olurdu zaten :D İnsanın önce felsefe öğrenmesi düşüncesine kesinlikle katılıyorum. Gerçi felsefe bence öğrenilecek bir şey de değil, herkesin hayatında farkında olmasalar da felsefe mevcut. Yani insanın yaratılışında olan bir nitelik felsefi düşünce. Sorgulamak fıtratımızda var, ama tabii istisnalar da yok değil... Yakın zamanda okumak istediğim bir eser. Yorumunu çok beğendim, eline sağlık :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım kısa zamanda okursun :).Çok güzel bir kitap :)

      Sil
    2. Umarım kısa zamanda okursun :).Çok güzel bir kitap :)

      Sil
  7. Geçen arkadaşım okuyordu bitirince sana vereyim dedi olur dedim ama içimden de inşallah bitiremez diye de geçirmedim değil yani ilgimi çekmiyor pek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bence okumayı deneyin.;) Yorum için teşekkür ederim :)

      Sil
  8. Benim gözümde mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer alıyor. İkinci defa okumaya niyetliyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de defalarca okunması gereken bir kitap :).Bende ilerde tekrar okuyacağım :)

      Sil
  9. Felsefe kafaya hitap ediyor. Aklı ve bilgiyi ön planda tutuyor. Hikmet nakilden yola çıkıyor; önce bunu oku ve öğren diyor. Bununla yetmiyor öğrendiklerinle amil ol diyor. İlminle irfarn ol. Sadece fafaya değil, kalbe daha çok önem veriyor. Bir şeyi çok beğenirsin, akıl ve muhakeme olarak bir pürüzü yoktur ama bir türlü "İşte bu!.." diyemeyiz. Bu tam da bana göre!.." diyemeyiz. Almaktan da vaz geçeriz. Beğieni dediğimiz şey matematik ve geometri gibi statik hesaplara dayanmaz. Beğeni statik hesapların üstünde bütün hücrelerini etkileyen, evrenin ahengini içinde taşıdığın değerlerle inanç paradigmasına göre deişkenlik gösteren bir iç huzur ve bir iç mutluluktan ibarettir. (Bu arada teşekkür ederim. Paylaşyımlarınızdan feyz alıyorum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Feyz almanız beni sevindirdi. İç mutluluğa ulaşmak en güzeli.

      Sil
  10. Okuma listemde olan, her siyaset dersimde hocamın okumamızı söylediği kitap :D Yakın zamanda okuyacağım sanırım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım kısa zamanda okursunuz :) Yorumunuz için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  11. Bu kitabı okuyalı epey zaman geçti, yazınıza bakınca yeniden bir elden geçirmek gerekiyor kitabı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de arada bir bakmakta fayda var. Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  12. sokrat var ya çok şeker adam yaaa platon da tabiisii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de çok şeker :) Pek bir tatlılar :).Yorum için teşekkürler deep :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...