11 Haziran 2016 Cumartesi

Mavi Lale - Nazan Bekiroğlu






KÜNYE
Kitabın Adı:  Mavi Lale
Yazar: Nazan Bekiroğlu
17.Baskı
Ağustos 2013, İstanbul


Merhabalar,
Bu kitap ilk okuduğum Nazan Bekiroğlu kitabı. Deneme türünde yazılmış bir eser. Her şeyden önce Deneme okumayalı uzun zaman olmuştu. Deneme okumak çok garip bir duygu, çünkü yazar kendini sınırlandırmıyor. Belki de bu yüzden sevdim. Samimi içten bir dili özlemişim adeta.

Kitabın ilk bölümleri biraz sıkıcı gelebilir lakin sıkıcı dediğim bu bölümler gayet anlamlı. Çünkü kitaba adını veren Lale öyle sıradan bir lale değil. Parklarda, bahçelerde gördüğümüz lalelerden hiç değil. Mavi Lale, yani Türk İslam sanatında yer edinmiş aslında mavi bir derinliktir. 

Gelelim kitabın ilk bölümlerinin neden sıkıcı olduğuna bilmediğim kelime fazlaydı. Ama sonra aşina oldum.

Diğer bölümlerde hayatın içinden olan kısımlarda var elbette. Filmlerden kitaplardan da bahsetmiş yazar. 

Arka Kapak Yazısı 
 Ben şimdilerde on altıncı asırlardan kalma çini bir pencere alınlığında, tam sağ alt köşeye imza düşürülmüş mavi bir Osmanıl lalesi neler düşünür, onu merak etmedeyim. Lale mühürlü, kendi tarihçesinin farkında mı her zaman merak edilebilir bir kağıdın sathında. Ben. Yani modern zamanların mavi laleleri kavramakta zorlanan bilinci örselenmiş, ben demekten hoşlanan çocuğu.

Sağ avcumun içinde ters bir lale, kusursuzluğuyla kem nazarları çağıran Selimiye'nin mazisinde ters huylu bir kadın olmasam da.

Bir sahaf dükkanının derinliğinde ilk sahifesi yitik bir Lale Risalesini okumaya bir türlü başlayamıyorken ben, yine ben; bir laledana daldırılmış tek sap lalenin uyandırdığı aşinalığın sızısında.

Alıntılar:

Sevme davasına girişip de geceyi uyku ile geçirenin davası yalandır.

Hava soğuk, su soğuk ve yatak sıcakken ve uyku kollarına çağırırken seni; sabah namazına kalktığına yarın rûz-i mahşerde, yatak tanıklık eder, yorgan tanıklık eder, su tanıklık eder..

Hayatta yitirdiğini yazıda bulmanın, ama yazıda yitirdiğini hayatta bulamamanın yorgunluğu. Yazı vurgunu. Yazı yorgunu. Yazıda mağlup. Yazıya mağlup. Kelimelere yüklenmiş sonsuz yanılgı. İkisinin arasında bir yer yok mu?..

Bir kalp bir kalbe nasıl yaklaşırsa, bir kalbin bir kalpten uzaklaşması da o kadar kolaymış..

.. O kadar ki gecenin sırrına vakıf olanlar mutlu uyuyanlar değil mutsuz uyanıklar. Gecenin sırrı kapılarını ancak acı çeken kalplere açıyor. Bu yüzden geceler uykudan çok uyanıklık taşıyor.

Ukde, düğüm demek. Kalpte yığılıp kaldığına ve ardından yine o kalbe bir bilmek bıraktığına göre..

14 yorum:

  1. Yazarı da kitabı da hiç duymamıştım. Sayende keşfettiğim bir yazar olur belki teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok bilmiyordum. Ne mutlu bana :)

      Sil
  2. Nazan Bekiroğlu'nun sadece Nar Ağacı'nı okumuştum. Ben fazla tasvir sevmeyen bir edebiyatçıyım o yüzden kimi yerlerinde az sıkılsam da üslubunu sevmiştim. Dolu bir yazar ve kaliteli yazıyor gerçekten. Sevgiler canım ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üslubu gerçekten çok hoş :).Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  3. Ben de bayadır deneme okumadığımı farkettim bu yazıyı okuyunca :)

    YanıtlaSil
  4. Nazan Bekiroglu Mimoza sürünüyor demektir benim için. .bir demet nergis al kendine yapma böyle. .

    YanıtlaSil
  5. Kitabı ben de okumuş olsaydım sanırım seninle aynı cümlelerin altını çizerdim. Arka kapak yazısı da kitabın dokusunu belli eder cinste. Nazan Bekiroğlu, bu eserine de üslubunu işlemiş gibi. Listeme aldım bile. Kitapla kal :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. İyi okumalar :)

      Sil
  6. deneme türü deeeee bu yazar da çok iyi yaaa de mii. mavi lale ne güzel isimmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer eserlerini bilmiyorum ama bu eserini çok güzeldi. Diğerlerini de okuyacağım :)

      Sil
  7. Deneme mi, o ne modundayım şu an gerçekten de ben de bayadır okumayanlardanım ;)
    Fantastik romanlara sarmıştım ki şu ara okuyamamaktan dert yanıyorum her yerde =(
    Güzel bir inceleme olmuş Yağmur tozu, kalemine sağlık ;)
    Alıntılar beni bitirdi, özellikle ikinci, Allah'ım Allah'ım =(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Kore Fenomeni o alıntı beni de çok etkilemişti.
      Ben de epeydir Fantastik Roman okumuyorum. Benim de onlara bakma vaktim geldi
      :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...