14 Şubat 2019 Perşembe

Ne yapıyorum ki ben?


Ah ah yine tembellik edip yazmadım halbuki hergün İngilizce ile ilgili gelişmeleri sizlere yazmam gerekiyordu fakat ben ne yaptım yazmadım . çünkü çalışmadım evet çalışmadım. Aslında şöyle bir düşünceye kapıldım çalışmak istemiyorum dedim.  Çünkü bütünlemeden yeni çıktım. Kpss den sonra hiç ara vermedim. Hemen vize final bütünleme ve mülakatlarla uğraştım. Araya birde DHBT sıkıştırdım. Bırak İngilizce birkaç hafta beklesin dedim. İyi mi ettim kötümü ettim bilemiyorum.

İki haftadır hiç bakmadım desem yeridir. Sadece basit bir masal okudum. Birkaç film izledim. Read at Work kitabına ise hiç bakmadım. Pdf olarak çalışmak zor oluyor o yüzden gidip alacağım. Ne zaman alacağım onuda bilmiyorum ya bir ara alırım. Bu aralar odama kapandım, film izliyorum. Dizi izliyorum. Ama akıl edip bunları yazmıyorum. Tembellik galiba. Test sistemi kahrolsun bizi hissizleştirdiler.  Evdekilerle bile iletişim kurmuyorum. 

Oturma odasına girdim 2 hafta önce Çukur dizisinin tekrarı varmış. Sonra çevrede herkes seyrediyor ya biraz meraklandım tabi neyse işte ertesi gün izlemeye başladım.  Bölümleri uzun olduğu için puhu tv den bu böyle izlenmez dedim. Açtım Youtube dan özel sahneler  var oradan izledim.  Bazen de hızlandırarak izledim. Yani 2 saatlik bölümün önemli yerlerini  atlayarak 40 dakikada hallettim.

Birde ben hiç örgü bilmiyordum. Bu Türk dizisini izlerken bir modeli tığ ile örmeyi öğrendim. Üç adet lif ördüm. İlki berbattı.  Sonrakiler daha düzgün oldu. Neyse diziyi bitirdim. Örgü heveside bitti.  Annem havlu kenarı başladı onuda biraz yapıp bıraktım. Televizyonda izlenecek türk dizisi olsa izleyeceğim bir yandanda yapacağım ama yok.  Ardından da bir kore dizisi izledim ama onda altyazı takip etmek gerektiği için örgü örülemiyor. Birkaç adet de ABD yapımı film seyrettim. Derken günlerim geçti gitti.  Artık oturda yaz birşeyler diyorum kendime sadece diyorum.

Okumuyorum epeydir kitaplar beni bekleyor senelerdir kitap okumuyorum. Canım hiç istemiyor. Bunun ayrı sebepleri var, okumayı bırakmamın istememin ne zaman umut dolarım ne zaman yine çekilecek çilem olur. Dertlenmek istersem o zaman okuyup yorumlarını da itinayla burada paylaşacağım. Belki yarın, belki yarındanda yakın. Bilemiyorum.

Neyi biliyorum ki?  Başladığm her iş yarım. İngilizce çalışmaya başla yarım, örgü öğren yarım bırak, hep böyle. Pek dışarıda çıkmadım bu vakitte, sadece bir defa evin yakınındaki avmye gittim.  Halamlara ve teyzemlere oturmaya gittim. Dershaneden arkadaşlarım kahvaltıya geldiler. Kuzenlerim oturmaya geldi. O kadar.  Haftaya okul açılacak canım oraya gitmeyi hiç istemiyor, neden istesin ki bir insanın canı. Şu an odamda oturup dünya kadar bilgiye ulaşırken neden okula gidip geliyim değil mi?

Evet evet, evde oturmaktan sıkılmış bir bloggerın günlüğünü okudunuz. Sanırım biraz şehri dolaşmanın vakti geldi. Ama ben yaşadığım şehri en çok ilk baharda seviyorum. Ne hava çok sıcak ne de soğuk oluyor. Leylaklarda  açıyor. Mayıs gibi güller açınca değmeyin. O zaman o ruhsuz fakülteme bile biraz renk geliyor. En iyi o vakitte gezmek.
Şimdi yazma vakti olduğundan. Size izlediğim dizileri filmleri anlatayım.

Birde instagram hesabımı sildim. Çok mutluyum. Haftayada bir başka hesabımı kapatacağım. inşallah. Böyle böyle rahatlıyor insan.  Oh be!

6 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...