14 Temmuz 2016 Perşembe

Hayat Gerçekten Böyle Mi?


Soğuk bir insanım bu yüzden de pek arkadaşım olmaz, okul döneminde de insanlara karşı mesafeliyimdir. Yapımı fark edince bu huyumu kırmak için çok uğraştım. Ama başarılı olmadım. İnsanları daha iyi tanıyayım derken, her türlü davranışları sahne yapmacık geldi. Ve sıkıldım. Kendim olmalıydım. Bu konu üzerinde düşündüm ve vardığım sonuç  yalnızken daha mutluyum. Çünkü, insan kendisine karşı çok samimidir. 

Bir süre sonra bari Sosyal Medya'ya karışayım dedim.  Ama hiç birini doğru düzgün kullanmadığımı fark ettim. Facebook'ta insanların birbirine laf sokmalarından, Twitter'da türlü trollerden ve Instagramda ki Sahte Arkadaşlıklardan bıktım. Yaşadığımız hayat böyle mi?  Bize sunulan dünyayı insanlara neden yalanlarla süsleyip anlatıyoruz.?Elimize ne geçiyor. İşimiz daha da mı rast gidiyor? Hayır, mutsuz bireyler olarak yolumuza devam ediyoruz. Benimde sosyal medya hesaplarım var. Ama sadece okadar, o dünya benim değil.

Televizyonu, Sabahları açın, Kahvaltı haberleri var. Kahvaltı haberleri ama insanın moralini alt üst ediyor. Sabah sabah mutsuz bireyler haline geliyoruz. Dahası sabahları, Sunucular'ın verdiği gazla hayata başlıyoruz. Karşı taraf her zaman suçlu oluyor. Daha sonra kadın programları geliyor. Saatler sürüyor. Sizin beyninizdeki bütün hücreleri yok etmeye yeminli medya, hiç bir gayesi olmayan ünlümsüleri şişirdikçe şişiriyor. Bir de moda programları var, güzel kızlar en saçma kıyafetleri giyip, en saçma yorumları alıyor. Ama mutlular. Makyajlılar, kıfafetleri şıkır şıkır, medya dünyası onları satın almıştır. Herkes gibi birer modern köleler haline gelmişlerdir. Ardından akşam haberleri, güya haber ama insanları birbirine düşürmek için her türlü yandaşlığı yapanlar. Gündüz kuşağının renkli dünyasından sonra, karşınıza çıkan haberler şok etkisi yaratır. Patlamalar, her gün gelen Şehit haberleri, vicdanlarını satan siyasetçiler canınızı sıkar . Ama bir kaç dakika sonra unutacaksınızdır. Çünkü, bir romantik komedi dizisi sizinledir. Tüm dertlerinizden kurtulursunuz, sınavları geçmişsiniz, kredi borcu bitmiştir ve faturalarda ödenmiştir. Yatağa huzurlu bir şekilde gidersiniz.

Bu yazıyı neden yazdım? Tatil zamanı sosyal medya ve Televizyon ile çok vakit geçiriyorum. İster istemez, ama hayat da bu kadar çok acı varken, insanlar acıları engellemek yerine bunu büyütmeleri duyarsız kalmaları beni sinir ediyor. 

Medya öyle bir güce sahip ki, insanları uyandırmalı ama uyandırmıyor, uyu "yavrum" diyor. Uyumayan insana "koyunları say" diyor. 

Peki ne yapmalı, haftada bir gün Televizyonu kapalı tutun ve sosyal medya ile uğraşmayın, düşüncelerinize yer verin, Onların sesini dinleyin....  

35 yorum:

  1. Televizyon seyretmiyorum ama pasif durmak ve elinden hiçbir şey gelmemesi de üzüyor insanı. Bloğuma keyifli yazılar yazmayı seviyordum, onda bile zorlanıyorum. İnsanların karşısına geçip uyanın artık demek istiyorum ama sadece susuyorum artık. Sadece konuşmak da bir yere varmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef ben de öyleyim, hayata bu aralar negatif bakıyorum. Ayrıca susmak da en büyük cevaptır. :)

      Sil
  2. Güzel ve içten bir yazı olmuş bende mesafe sevenlerdenim belki kırılmaktan korktuğumdan belki de gerçekten yapmacık davranışları çok çabuk gözlemlediğimden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.Benim gibi insanların olduğu beni mutlu etti.

      Sil
  3. Çok güzel bir yazı son cümleyi keşke yapabilsek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke yapabilsek. Ben yavaş yavaş yapıyorum. Küçük denemelerle bunu gerçekleştirebiliriz :)

      Sil
  4. Bir an beni anlattın sandım. Liseye geçtiğimden beri arkadaş edinmek için gayret bile göstermedim. Hep soğuktum, bir o kadar da yalnız. Sanalda arkadaş bulayım dedim, ne kadar yakın olursak olalım bu sefer de mesafeler engel oldu. Peki hayat gerçketen böyle mi? Bence hayır. Böyle olan biziz. Diğer insanlar gayet mutlu ve sosyal.

    Tabi bazıları böyle mutluyken ya da elindekilere rağmen üzgünken ya da mutlu görünmeye çalışırken bir yanda da gerçek acıyı çekenler var. Ailesini kaybeden, başına türlü türlü olay, hastalık vs. gelen. Biz sanırım mutlular ve mutsuzlar arasında kaybolan kısımız. Belki de en mantıklı olduğumuzu sanan amabu üçü arasında en saçma olan.
    Ne olursa olsun, hayat berbat, acımasız ve iğrenç. Yani bence öyle. Zaten şu anda blog yazamamızın nedeni de bu bence. Neyse çok uzun yazdım, kusura bakma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu da bir an ben yazdım zannettim. :)
      Sanırım bizlerin en büyük özelliği bu durumu kabullendikten sonra yüzümüz gelmese bile diğerleri gibi olmadığımız için mutlu oluyoruz. İçimiz rahat, ama bir yandan da değil.Dediğin gibi saçmayız biz.
      Ben de bu yüzden blog yazıyorum.Yorumun için teşekkür ederim. Ayrıca ne kusuru :)

      Sil
  5. Televizyon karşısında muhallebi gibi eriyen müslüman nasıl namaza kalksın buna benzer bir sözü var sevgili Çok. Zarifoglu'nun..televizyon ben çok az.izlerim çok az da izletirim sosyal medyayı da aynen sizin gibi kullanamadim bi türlü. .özellikle instagram başka bir gezegenden geldi sanki sarmadı bir türlü. .blog dünyası daha samimi daha içten sanki..
    Yazınız bir çok noktada düşündürdü yüreğinize sağlık yalnız kalmak ve kendimizi dinlemek çok büyük bir nimet.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sözü çok iyi bilirim. Zarifoglu çok haklı, namaz kılmak dahada zorlaşıyor tv karşısında :)
      Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  6. Fark etmemiz istenilmiyor belki de.Belki de bir oyun içindeyiz kim bilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir oyun ki, anlayamıyorum çözemiyorum...

      Sil
  7. ''Medya öyle bir güce sahip ki, insanları uyandırmalı ama uyandırmıyor, uyu "yavrum" diyor. Uyumayan insana "koyunları say" diyor. ''
    Ne kadar doğru söylediniz, tam içimden geçenler..
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  8. Medyanın korkutucu bir gücü var , ağzımıza bantlıyor isterse, bazen de vuruyor susalım diye ve en kötüsüde bazen de bizleri uyutuyor.

    YanıtlaSil
  9. Merhabalar.
    Çok güzel bir konuyu ele alarak, tüm samimiyetinizle gerçekleri dile getirmişsiniz. Sizi kutlarım. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Gerçekleri arayan ve bir türlü bulamayan varsa, gelsin işte sizin bu yazınızı okusun.
    Çok okumakla birlikte yapmamız gereken ve sizin de yazınızda değindiğiniz son cümleyi burada ben de tekrar etmek istiyorum: " haftada bir gün Televizyonu kapalı tutun ve sosyal medya ile uğraşmayın, düşüncelerinize yer verin, Onların sesini dinleyin..."
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykum selam
      Yorumunuz için çok teşekkür ederim.Çünkü çok begendim.
      Sevgilerle

      Sil
  10. Süper olurdu haftada bir gün televizyonu kapatıp, sosyal medyayla uğraşmak ama sanırım artık bunu başaramayız. Sosyal medya hesaplarıma bakmasam bloğum var ona bakmadan dayanamam evde beslediğim hayvan gibi, evin bir bireyi gibi bloğum çünkü :) televizyonu ve diğerlerini hiç aramam olmasa da olur yani ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de blogum öyle vazgecemiyorum. :)

      Sil
  11. Haberler cok canımı sıkıyor o yüzden izlemiyorum. Dışarıda dolaşıncada nasıl bir ülkede yaşadığımın farkına varıyorum.
    Kendini dinlemek adına her şeyi bir kenara bırak sadece kendi sesini dinle. Seversin. Sonra daha çok yaparsın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için çok teşekkür ederim.

      Sil
  12. Bende öyleyim yani dışarıdan bakılınca soğuk biri, kolay kolay arkadaşlık kuramayan, insanlara güvenemeyen içine kapanık biriyim seni anlıyorum çok güzel bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni anlayan insanların olması beni mutlu etti.

      Sil
  13. Kuzucum ben hep böyle yapıyorum. Televizyon kapalı, sosyal medyayı da en aza indirgedim, okuyorum, yazıyorum çiziyorum vs; ama yine aynı yine aynı. Çünkü, sen iyi birisin. Çünkü, farkındalık sahibisin. Çünkü, bencil ve sığ değilsin. O yüzden ne yaparsan yap her zaman böyle düşüncelerle, üzüntülerle, sıkıntılarla uğraşacaksın, maalesef... Gamsızlar, genişler, rahatlar da zevk-ü sefa sürecek...

    YanıtlaSil
  14. haklısın uyuturlar işte böyle bizi biz uyurken bazıları çok zengin olur amaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uykumuz onları zengin ediyor ya en çok buna üzülüyorum.

      Sil
  15. En son Türkiye'ye anneme gittiğimde hissettiklerimi yazmışsın. O zaman ben de akşama kadar tv seyretmiştim ve kafayı yicektim kanal değiştirmekten. Haftada bir kere kapamak az benim için komple atıcan o aleti ;) bizim evde tv yok ama bilgisayar var. En azından bakacağım okuyacağım ve katılacağım şeyleri seçebiliyorum. Yine de interneti de azaltmak gerek. Sosyal medya ise bir blog ona bile yetişemiyorum kı ben ;)

    YanıtlaSil
  16. Uzun zamandır televizyon izlemiyorum, çok nadir evdekiler izlerken biraz muhabbet edebilelim maksadıyla yanlarına oturduğumda göz gezdirmiş oluyorum. Toplumdan önce aileyi birbirinden ayırıyor bu saydıkların. Toplumun ayrışması, uyuşması, susması, olayları kanıksaması bu aşamadan sonra da kaçınılmaz oluyor.
    Bende bahsettiğin durumlardan çok rahatsız olan biriyim, bir şey yapamamaktan dolayı daha da rahatsız oluyorum. Ama insanlar böyle olmaktan memnun sanırım. Düşünmemek, sadece denilenleri yapmak, sunulan ürünleri sorgulamadan tüketmek ve pohpohlanmak mutlu ediyor onları. Bizim gibi düşünenler de yalnızlaşıyor haliyle...
    Dediğin gibi televizyonlardan ve faydalı kullanım dışında sosyal medya/internet saçmalıklarından uzak durmak gerekiyor. Farkında olmadan insanların vaktini öldüren ve beynini yıkayan şeylerle dolu bu mecralar. Bataklık gibi içine çekiyor insanı!
    Güzel konulara çok yerinde tespitlerle değiniyorsun, kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yorumun beni mutlu etti.

      Sil
  17. Dedem elinden kumandayı düşürmüyor akşamları 3 tane haber kanalını izlediğimizi bilirim bu yaz ne dizi izliyorum TV de ne de başka bir şey kumanda sahibi dedem.
    Birgün dedim dedeme neden birden fazla haber kanalını izliyorsun .
    O da biri beyaz diyor diğeri siyah doğru olanı tesbit etmeye çalışıyorum diyor .
    Ondan dolayı TV ile aram yok sadece haber , haber ve yine haber izliyoruz.
    Ben de çok şey yaşadım dünden önceki gün kardeşim ameliyat oldu ve dünde benim doğum günümdü mübarek her yıl ameliyat oluyor kendisi sinir oluyorum.ben niye yaralanmıyorum bana niye kale direği ya da araba çarpmıyorda her şey kardeşlerime oluyor bu hafta berbattı çok samimi olduğum bir arkadasimin dedesi kanserden vefat etti .
    Okul arkadaşımın birine araba çarptı ve olay yerinde can verdi.
    Ve ben bu olayları her yıl yaşıyorum hic abartmıyirum her yıl ya evden ya okuldan biri ölüyor veya kaza geçiriyor ama ben mutluyum bizim evde bir kural var eğer üzgün biri varsa annenin terliğini yer onca imkanımız varken sağlıklıyken esra sen neden mutsuzsun diyor annem .
    Şükretmek lazım .
    Samimi ve mutlu bir insanım ama bazen depresyona giriyorum ister istemez sürekli birileri acı çekerken nasıl mutlu olabilirim ki !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah acil şifalar versin. İyi ki dizi izlemiyorsun. İyi ki öyle bir deden var. Mutlu olmak zor ama en güzel şey mutlu olmak.

      Sil
  18. Bende fazla girişken bir insan degilimdir. Genelde yalnız olmayı severim. Televizyon konusuna gelince de. Bunun alışkanlıkla bir alakası var galiba. Kucukten nasıl alisirsan öyle gidiyor. Televizyon olsun, sosyal medya olsun. Aşırı kullanimdan kaçınmalı. Sonuçta her şeyin fazlası zarar.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...